Şirin Beneöğm

Tam da böyle diyor. O sesin nezaketsizliği, kabalığı, antidavetkar oluşu… Özellikle mi seçilmiş anlam veremiyorum. Sakin olup hemen konuya güzel bir girizgah yapmam gerek.

Falım reklamları son dönemlerde yalnızca Ferhat ve Şirin aşkı üzerinden ilerliyor. Tamam, güzel bir inside ama biraz suyu çıkmadı mı? Farklı inside içerikleriyle bu tarz daha güzel bir hal alabilir naçizane fikrim. Ferhat ve Şirin aşkı kullanıldı ve bitti. Daha bunun üzerine kart açmaya gerek var mı? Hele ki oyuncularınız da olağanüstü yeteneksizlikte ise.

Bir kere ana karakterdeki hanımefendi görünüş itibariyle oldukça “çirkin” bir görünüşte. Bakınız, çirkini tırnak içine aldım zira kamera karşısına çıkacak insanların biraz da göze hitap etmesi taraftarıyım. Tamamen acımasız düşünüyorum ki reklamcılık da çok vicdanlı sayılmaz.

“NAFTALİN AYŞEĞĞ! Bİ ÜÇÜMÜZ EVDE KALDIK.” derken olabildiğince alto bir ses tonuyla konuşarak kadınsılıktan uzak bir ses tonuyla kulaklarımız da tırmalanıyor. Şimdilik görüntü ve ses olayını burada noktalayıp biraz da sosyolojik açıdan değerlendirmeye bakalım.

Bir kere “evde kalmak” ibaresi oldukça yersiz ve rahatsız edici. Bu tabir tamamıyla hayatımızdan çıkmalı. Ne demek yahu evde kalmak? Bir insan bu yakıştırmayı nasıl kendine layık görebilir. Hadi toplumun diline pelesenk olmuş da kullanılıyor. Sen bir medya organısın, oldukça büyük bir kitleye yayılarak toplumu etkileme gibi bir gücün var. Sen bunlara dikkat edeceksin ki toplum da bundan etkilensin. Ayrıca orada bir erkek “Ayhh evde kaldık” deseydi çok saçma olurdu. Sanki yalnızca kadınlar evde kalırmış yaklaşımı gerçekten bırakın feminazileri, beni dahi öfkelendirdi.

Ferhat maşallah duvarları delerek geliyor. Çok da yakışıklı bir bey, göze hitap ediyor. Be reklam tasarımcıları, sanat yönetmenleri, reklam ajansı ve artık her ne ise, erkeği Yunan tanrısı gibi seçtiniz de bu kızların hali ne? Bari orantılı bir seçim olsaydı. Peki daha sonra Yarmagül edalı kızcağızın “ŞİRİN BENEÖĞM” demesi. Gerçek hayatta böyle bir şey yaşansa ve ben o beyefendinin yerinde olsa yıktığım duvarın altında kalmayı yeğlerdim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Son olarak evlenen Ayşe ablaya biraz dikkat edelim. Evet, gerçekten adının hakkını veriyor. Oldukça “Naftalin Ayşe” gibi gözüküyor da bu Ayşe teyzenin yanına bir de damat kondurulsaydı. Nereden bilelim nedime olmadığını? Velhasıl, bu reklam gerçekten sinir sınırlarımı zorluyor.

Bir Cevap Yazın