Rakamların Ötesinde Olmak

Madem bir önceki yazımız kadınları kahraman konumuna getiriyordu öyleyse bununla devam edelim.

Son zamanlarda izlediğim en mantıklı, en çarpıcı ve en kendisine uygun reklam Dove‘un “Rakamların Ötesinde” temalı reklamı. Biliyorsunuz bir dönem Dove, siyahi kadınlara yönelik olumsuz içerikli reklam tasarımı dolayısıyla çok eleştirilmişti. Bunu kısa sürede toparlayan Dove, harika bir fikirle karşımızda.

Elidor, kadınların farklılıklarıyla yaşabileceklerini, bunlardan utanmamaları ve hatta bunları özgürce dışa vurabileceklerini konu alan bir reklam sunmuştu bizlere. Dove ise farklı olmak yerine kendin olmak ya da farklı demeyelim de, güzellik hakkında kalıp yargılara göre şekillenmek yerine olduğun gibi olmanın yanlış olmayacağını gözler önüne seriyor.

Hedef kitlesi kadınlar olan bir reklam için oldukça harika bir çalışma olmuş ve hatta bazen görüyorum ki kadınlar bu reklamı örnek alarak fotoğraf paylaşmaya dahi başladı sosyal medya hesaplarında. Bence bu harika bir etkinlik haline de getirilebilir.

34. Bedenim değil, dövmelerimin sayısı.” diyor ilk hanımefendi. Her iki reklamda da dövmelere çok fazla yorum yapılmış. Sanırım bu iki mark da (Elidor ve Dove) aynı araştırma ajansının verilerinden faydalandılar. Bir anket çalışması yaparak sordukları soru arasında “Kadınlarda sizlere en garip gelen nedir?” diye bir soru yöneltmiş ve cevaplar arasında “Çok fazla dövmeli olmaları” olmuş olabilir. Bu da ufak bir bakış açısı ya da tespit diyelim.

90-60-90, artık rastgele bir sayı kümesi değil. Genelde ideal kadın vücut ölçüsü olarak biliniyor. Reklamda yer alan ikinci hanım efendi ise bunun vücut ölçüleri değil, vize notları olduğunu söylüyor. Kalıp yargı için söz yerindeyse “kapak gibi” bir cevap olmuş. Vize notları demesinden ise bu ölçülere takılı kalan kesimin daha çok üniversite öğrencileri olduğunu görüyoruz.

9; verdiğim kilolar değil, kızımla geçirdiğim aylar.” diyor üçüncü hanımefendi. “Kilo vere vere minnacık kaldık zaten. Artık kilo almak moda olsun!” diyenleri duyar gibiyim. Hayır, sağlıklı olmak moda olsun diyerek tepkimi koyuyorum.

92’nin “like“ları değil, en mutlu gününde yanında olan arkadaşları olduğunu söyleyen hanımefendi ise bakıyorum da hedefi çok küçük tutuyor. 92 “like” nedir ki? Ayrıca şu reklam metin yazarları biraz akıllansa da Türkçe kelimelere odaklansalar. Tamam, sokak ağzında buna like diyor olabilir ama reklamlar bir nevi insanları eğiten araçlardır. Bu yüzden like yerine “beğeni” demeleri belki de insanları yönlendirebilirdi. Metin yazarları, duyun sesimi!

Reklamca yer alan öğrenci, anne, memur, mağaza yöneticisi ve birkaç kimlik daha yer alıyor. Her role, her mesleğe seslenmeye çalışan Dove, muazzam bir iş çıkarmış. Buradan kreatif gruba, metin yazarlarına, görüntü ve sanat yönetmenlerine, herkese saygılarımı iletiyorum. Sizin dilinizde gayet “simple” bir tasarım olmuş. Her reklam böyle yönlendirici olsun diyor ve sizleri reklamla baş başa bırakarak huzurunuzdan çekiliyorum.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir