Peros mu Rinso mu?

Sanırım bu paylaşacağım reklam filmi hayli eski. Ben ise yeni gördüm. Hatta tam olarak şu tepkiyi verdim: “Acaba Rinso sence de biraz Peros‘a özenmemiş mi?” Youtube’daki paylaşım tarihlerine bakında Rinso’nun reklamının daha önce yayınlanmış olduğunu gördüm. Neredeyse 1 sene kadar önce.

Elbette ben reklamın benzerliğini yalnızca mizah kategorisinde olduğu için benzettim. Yoksa tema bambaşka. Birisi ünlü kullanımına değinip aslında işe asıl hakim olan halkın tercihi olduğunu söylerken diğeri ise kullanmayanların kıskanacağı türde kalitesini vurgulamış. Bizim eskiden gördüğümüz sıradan “Beyazlar daha beyaz” ya da “Kalıcı parfüm etkisi” gibi ıvır zıvır sıkıcı bilgiler yok. Kadınların veya kullanıcıların dikkatini direkt onların iç dünyasını mizahi bir dille anlatmayı tercih etmişler. Bana kalırsa çok da iyi olmuş.

Son dönemlerde mizah kullanımını TV reklamlarında ve özellikle benim “zorunlu tüketim malları” kategorisinde gördüğüm ürünlerde arttı diyebiliriz. Hizmet sektörü kategorisinde bulunan bankalarda da aynı şeyi görmekteyiz. Zorunlu tüketim malları zaten tüketilecek ya da bankalar biraz daha resmi yerler olduğu için ve sürekli müşterileri de olduğu için “mizaha ne gerek vardı?” diye düşündüğüm ya da düşündüğümüz oluyordur. Şöyle kendimce bir yorumlamada bulunacağım:

NEV-İ ŞAHSINA MÜNHASIR BİR AÇIKLAMA

Zorunlu tüketim malları ve bazı resmi/yarı resmi merciler mizaha başvurmadan da reklamlarını yapabilir, belli seviyede tüketici kitlesini ellerinde tutabilirler. Zamanında bu ürünler için korku ögesi de kullanıldı. Benim aklıma ilk gelen Parodontax oluyor. Reklamı hatırlamak dahi istemediğim için yazıma eklemiyorum. Gerçekten rahatsız edici bir reklam filmi idi.

Bunun yanı sıra kamu spotları da resmi dilden yavaş yavaş mizaha doğru bir eğilim göstermekteler. Benim bu konudaki şahsi kanaatim ise Türk toplumu -özellikle alttan gelen nesil- mizaha çok daha yatkın. Gün içerisinde ya da insanların kendi özel hayatları bünyesinde zaten yeterince sorumluluk ve sıkıntı mevcut. Ülkenin çoğu zaman buhranlı dönemlerden geçtiğini de düşünecek olursak mizah, her sektör için altın bir silah haline geldi.

Özetle; evet, marka ya da kurumlar her ne kadar ellerinde tutacakları kitlenin olduğunu biliyor olsalar da fazla kitle göz çıkarmaz öyle değil mi? O çok güvendiğiniz banka diyelim bir gün bir kriz yaşadı ve yönetemedi. Akıllara kim gelecek? Elbette ikinci sırada olan ama reklamlarıyla da oldukça kendini kitleye ısındırmış olan marka ya da kurum. Bence bu da nedenler arasında.

Rinso mu Peros mu?

Rinso ile Peros’ta da bu mevcut. Tam araştırmış olmasam da Peros adını daha yeni yeni duymaya başladığımız bir deterjan markası. Rinso ise yıllardır adına hakim olduğumuz bir isim. Pazara hızlı bir giriş yapan Peros, bana kalırsa doğru bir adım attı. Fakat bu yazı Rinso’ya ait olduğu için onun hakkını yemeden şimdi hızla Rinso’nun reklam gilmine geçiş yapacağım.

Rinso “Kıskanacaklar” Reklam Filmi

Bize Yeşilçam esintisi yaşatan “Kıskanacaklar” adlı reklam filmi bana kalırsa oldukça başarılı. Her ne kadar reklam filmi eski olsa da benim izler izlemez dikkatimi çekti. Kullandığım bir deterjan markası değil ama bu reklamla kendisini pek sevdim doğrusu. İsterseniz biraz şarkı sözlerine bakalım:

O binadan bu binaya gıybet sıçramış
O binadan bu binaya kem göz sıçramış
Yeni Rinsolarla yıkadım a canım belli ki gözün kalmış
Yeni Rinsolarla yıkadım ablacım ilk günkü gibi kalmış
Yeme bizi n’olur komşu rengi de böyle kalmaz
Yeme bizi n’olur turşu öyle de mis kokmaz
Sana bizden bir küçük nasihat elçiye zeval olmaz
Pastaneden aldığın çöreklerle altın günü yapılmaz

Bana kalırsa şarkı sözü deterjanla ilgili tüm vurgulanacak detayları vermiş. Ve sınavlara hazırlanan öğrenciler şu durumu çok iyi bilir ki: “Birçok şarkı sözünü hafızamızda tutarız fakat 2 sayfa konuyu 3 ay anlatırlar, 1 saatlik sınav için asla aklımızda o bilgileri barındıramayız.” Bu yüzden şarkı ayrıntısı çok güzel olmuş.

Bu reklamın en güzel kısmı ise yukarıda da belirttiğim gibi Yeşilcam esintisi olması. Reklamdaki ud ayrıntısı, kadınların takıları, saçları… Hemen o meşhur “Tosun Paşa” filminin o güzelim sahnesini hatırlayalım:

Tosun Paşa – Leyla Hanım

Kimin kime özendiği çok da önemli değil. Sıradan ve sadece bilgiyle bezenmiş reklamlar yerine bu tür nostalji ya da mizah içerikli reklamlar gerçekten daha keyifle izleniyor. TV reklamlarına hala çok fazla yatırım yapılıyor. Bu yatırımın çöpe gitmeden ilgili-ilgisiz birçok kitleye ulaşmış olması her zaman için çok büyük bir avantaj.

REKLAMIN KÜNYESİ

Reklam Ajansı: C-Section
Marka: Rinso
Yapım Şirketi:
 PToT Films
Yönetmen: Canbert Yerguz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir