Doğuş Gurme Çaykovski

Zamanında bir “Çok Güzel Hareketler Bunlar” vardı, hatırlar mısınız? Hocaları Yılmaz Erdoğan idi. İşte onun bir farklı versiyonu olan günümüz ÇGHB’si olan ve bu sefer hoca koltuğunda Ali Sunal‘ın olduğu Güldür Güldür. Birçoğu alaylı olan ekibin oyunculukları gerçekten takdire şayan. Sinema filminde başarı elde edememiş olmaları kesinlikle yeteneklerine  laf söylememiz için yeterli değil. İşte bu ekibin favori oyuncuları bir de reklamlarda rol alınca ilgimizi çekmesi çok hızlı oluyor. Doğuş Gurme Çay reklamı buna güzel bir örnek olmuş.

Ekibin tatlı çifti Aylin Kontente ve Alper Kul‘un rol aldığı reklam filmi Çaykovski ile birleşerek Doğuş Gurme çayına -bana kalırsa- güzel bir bilinirlik kazandırmış olacak. Halihazırda marka sevdiğim bir çay markası ve lezzeti de bir o kadar güzel. Ekibin sevilen çiftinin mizahı ile birleşen reklam sayesinde de ayrıca bir sempati yaratmış Doğuş Gurme Çay.

Her şey iyi hoş ama bu kadar önemli ve reklam açısından tecrübeli bir reklamın görüntüleri bu kadar yapmacık kullanması ne kadar doğru? Şunu demek istiyorum; evet, her birimiz biliyoruz Rize’nin nadide bir köyünde olmadıklarını ama görüntü çok fazla “Ben burada değilim.” demiş. Tabii şu da var, zaten mizah içerikli bir reklam filmi, bu kadar profesyonel bir çekim değilmiş gibi gözükmesi de mizahi yönünden kaynaklı olabilir. Lakin ben bu duruma yine de takıldım. Her şeye rağmen kendini izlettiriyor elbette.

Son olarak değinmek istediğim bir şey var. Gün içerisinde çok fazla reklama maruz kalıyoruz. Şahsi açıdan bakarsam ben bu reklamlara maruz kaldığım gibi bir de müstakbel mesleğim dolayısıyla dikkat de kesiliyorum. Kimi reklamı zevkle izlerken kimini ise “Ömrümden çaldığın dakikaları geri ver ulan!” mantığı ile bir an önce bitmesini temenni ederek izliyorum. Bu reklamlardan çok söz etmiyorum, evet. Bunun nedeni tahammül edememem olsa gerek ama ara sıra o reklamlardan da bahsedeceğim. Demem o ki, zeka kırıntısı ve mizah içerikli reklamlar daima diğer türlere göre öndeler. Şimdi formal yapıda olan bankalar bile mizaha yönelmiş durumda. Elbette bir sigorta şirketinden bu kadar mizah bekleyemeyiz ama bana kalırsa sigorta şirketleri gibi daha üst formal seviyede olan alanlar da zaman zaman mizaha reklamlarında yer vereceklerdir. Zira Türk toplumu ve hatta genel olarak insanlar maruz kaldıkları şeyde ya heyecan yaşamak istiyorlar da ya hoş vakit geçirmek.

Bu reklam analizimizin de sonuna gelirken sizi reklamla baş başa bırakıyorum.

 

Bir Cevap Yazın