Çifte Vuruş iPhone

Selfie -Türkçe karşılığı ile öz çekim– o kadar çılgın bir hal aldı ki artık genç yaşlı ya da yer mekan demeden herkes durup şöyle bir kendini çekiyor. Kendini çekemeyenler ise estetik yoluna başvuruyor. Ama elbette genelde olduğu gibi konumuz asla bu değil.

Normalde Türk Telekom packshot’ı ile sunulan iPhone X – Hafıza reklamı, tamamen iPhone‘un yeni yüz tanıma özelliğinin tanıtımı için senaryolaştırılıp kameraya alınmış yaratıcı reklamlarından bir tanesi.

Artık internet bankacılığına bile sarkan yüz tanıma özelliği fazlasıyla yaygınlaştı. Öyle ki bu yeniliği kullanan ve Türkiye’de ilk örneklerden birisi olan internet bankacılığında yüz tanıma özelliği kullanımı Akbank için büyük bir başarı oldu. Bazen insanlar şifrelerini unutabiliyor. Bunun nedenlerinden bir tanesi de güvenlik sebebi ile belirli periyotlarla şifrenizi değiştirmeniz gerekmesi. Hal böyle olunca bir yere da kayıt etseniz ya o kayıt ettiğiniz yeri unutuyorsunuz ya da tamamen kayıt etmeyi. O yüzden yüz tanıma özelliği son derece pratik bir hal alıyor.

Kullanıcı deneyimine önem veren Apple, Face ID özelliğini bize harika bir reklam filmi ile sunuyor. Dünya halkının her yaştan kitleye hitap ettiği bilgi yarışmalarını severek izlemeyenimiz yoktur. Varsa da hemen bu sınırları terk etsin. İnsan sırf yarışmanın gerilimini izleyip “Lan o soruda nasıl elendin beee!” ya da “Aha bak o bilemedi ben bildim.” diye kendini tatmin etmek için de mi izlemez?

iPhone X, “İnternet bankacılığı parolanız” sorusu ile yarışmacı ve sunucuyu karşılaştıran senaryosu ile reklam filmine başlıyor. Reklam oyuncumuz büyük bir stres içinde portakalla ilgili çılgınca espriler yaptıktan sonra en sonunda Face ID özelliği ile bu durumdan kolaylıkla yırtıyor. Ama yine aşağıda minnacık bir yazı:

İşlevsellik ve kullanılabilirlik farklılık gösterir.

Yine de yüzünüz, parolanız tabii ki.

Benim anlamadığım neden tarihten bir yarışma ortamı? Aslında biz çok eskiden beridir kullanıcı deneyimine önem veriyoruz mesajı mı? Yoksa eskinin ciddiyetini taşıyoruz mu? Son olarak bilgi birikimimiz çok eskiye dayanıyor mu demek istiyor? Belki de hiçbiri. Canları öyle istemiş de olabilir. En nihayetinde biz konuyu anladık mı? EEEEVEEEET.

Öyleyse, haydi yüzlerimiz parolamız olsun.

Bak değinmeden bitiriyordum. Ya estetik yaptırmış olursak? Peki ya o an dayak yemiş kaşımızı dudağımızı patlatmış olursak… Teknoloji beynimizi de okuyacak mı? Belki de okuyordur.

Saygı, sevgi ve esenlikle.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir