Bloğuma Hoşgeldiniz

Merhaba arkadaşlar, bloğuma hoş mu geldiniz gerçekten? Ben hoş buldum işin doğrusu. Sizi bilemem.

Bildiğiniz üzere yılladır ben yazıyorum siz okuyorsunuz ya da okumuyorsunuz onu da bilemiyorum. Ama sizi az çok eğlendirdiğimi düşünüyorum. Yeni web sitemle sizlerle beraberim. Web site ismine bakınca sizce de çok ciddi şeyler yazacakmışım gibi durmuyor mu? Aslında güzel bir web site adı da bulabilirdim fakat beni en iyi tanımla şey ismim galiba. Siz isterseniz Melo deyin, vizyonsuz ya da delikanlı, yakışıklı deyin hiç fark etmez. Böylesi fena olmadı diye düşünüyorum.

Özledim sizi sayın okurlar. Sizinle daha önce sevişmiş miydik demeyeceğim elbette. Burası kaybedenler kulübü seti mi ulan? Pardon, ulan demişim.

Üç aydır fevkalade bir şirketin fevkalade bir stajyeriyim. Bugün son günüm ve şu an size son günüm olan iş yerinden yazıyorum. İnanın burayı çok özleyeceğim. Benim büyüdüğüm, kariyerime karar verdiğim yer burası. Umarım siz de böyle bir şirketin sevilen bir üyesi olursunuz. Şimdi dilerseniz her zamanki sayko konuşmalarıma döneyim. Yoksa duygusala bağlayabilirim.

Hayatımızdan bazen insanları çıkarırız bazen ise en değer verdiğimiz bir eşyayı. Umutların kırıldığı nokta olabilir bunlar. Yine bir çocuğun umutları kırılmış, çocukluğu bitmiş bu görselde. Evet, yine duygusal bir konu fakat benim içimden geçen “Acaba bunlar işime yarar mı lan? Alsam mı birkaç tanesini?” oldu. Görsel hemen geliyor. Buyruuuun:

Benim de bazı üzüldüğüm noktalar oldu. Mesela ailem gibi gördüğüm iş yerinde son günüm olması. Ben her şeyi çok çabuk ailem ya da canımın ta içi olarak görüyorum sanırım. Biliyorum, böyle çabuk alışmak iyi değil fakat bu insanlar beni o kadar mutlu etti ki ne yapayım şimdi ben? Tabii ki pasta aldım. 112 Dijital ailesinin aç midelerini doyurup “Ehehe seneyi de belki pastayla garantilerim” diye düşündüm. Yapraaama garantilersin. İyi o zaman, herkes hayalindeki iş yerine pasta alsın da orda yer bulsun. Bu da Melo kafası işte. Pastalar da güzeldi yalnız. Bir lokma ancak yemiş olsam da sonuçta ben bunu kendim için almadım değil mi? Afiyet olsun 112 Dijital ailesi.

Daha çok yazıyla ve daha eğlenceli kelimelerle karşınızda olacağım. Şu an tek layık gördüğüm konu bu. O yüzden bu konuyla giriş yaptım. Yorumlarınızı mutlaka bekiyorum çünkü ona göre yazıcam. Sanki kendime mi yazıyorum ulan? Pardon yine ulan dedim. Gerçi sanat sanat içindir diye düşünenlerdenim ama sanat gerçekten toplum için sevgili okurlarım ya da okumayanlarım. Görüyorsunuz ya, sizler için yazıyorum.

Bloğuma Hoşgeldiniz” için 5 yorum

  1. Önce Aralık 2011 deki yazını okudum son olarak da işten ayrılış temalı yazını . İlk konuşma için ikisi arasında çok fark var yok işte son yazılarında egoistlik tavan yapmış falan demek isterdim ama “ulan” lar haricinde değişen bir şey göremedim .Bunu olumlu anlamda söyledim ve bu arada diğer yazılarını okumadım . Ama yeni mezun işsizim okuycigim şu an .Belki o yazilarda narsist kişilik öne çıkmış olabilir .Noktalama işaretleri ve onlarin kullanıldığı yerlerin canı cehenneme. Son olarak saçma sapan yazdığım bi blogum var . Al oku ! Yani rica etsem okurmusun ? İşte bu tavrı da senden kaptım. http://pekinordeqininlimonu.blogspot.com.tr/?m=1

    1. Öncelikle yorum yapma zahmetine giriştiğiniz için tebrik ediyorum. Daha sonra anlamadığım şey egoizmi ne narsisizmi nerede gördünüz onu asla anlamadım. Bloğunuza baktım ama hiçbirini okumadım. Başlıklar pek cezbetmedi ama en müsait anda bakarım diye düşünüyorum. Valla garip bir yorumla karşı karşıyayım. Nasıl bir tepki vereceğimi bilemedim.

  2. Sa yazılarının bikaçını okudum ilk dikkatimi çeken sürekli kendi kendini sorguluyo olman ve yazıları okuyacak insanların sana karşı yapacağı yorumları bile kafanda kurgulayıp alacağın tepkiye göre reaksiyon vermen bence bu durum yorumlarında daha açıklayı ve net olsa da seni daha derin konular üzerinde yazarken çekimser davranmaya itebilir genel olarak güzel yazmışsın tam olarak hangi konu da yazdığını bilmiyorum ama gerçekçi yaşam ve bu fikiri benimseyen insanlar hakkında düşüncelerin varsa nedir biraz yorumlasana

    1. Aslında okuduğunuz yazılar benim daha çok lise dönemlerime denk geliyor. Yani şu an takdir edersiniz ki üniversite mezunu olmak üzereyim. O yazılar oldukça amatör ama şimdi bakıyorum çok bi şey değişti mi? Belki. En azından blog biraz konsept değiştirdi. Gerçekçi yaşamı benimseyen insanlar değil de gerçekçilik ve hayaller arasında gidip gelen insanlar bence hayatı daha çok yaşıyolar. Daha yorumlarım ama soru biraz daha ayrıntılı olursa iyi olabilirdi.

  3. Sorununun tam olarak ne olduğunu ben de bilmiyorum insanlar bana sürekli olarak olaylara bu şekilde baktığımı söylüyor yakınımdaki insanların üzüntüsüne veya sevincine karşı çoğu zaman tepkisiz kalıyorum samimi gelmiyor gibi birşeyi başarması veya kendi seçimlerinin sonuçlarında üzülmesi beni neden ilgilendirsin ki düşünüyor olabilirim veya birine neden iyilikyaparsın iyi biri olduğun için mi bana göre bunlar sadece gösteriş gibi geliyor gizli yapılan bir iyilik olsa da insanın kendi kendini tatmin etmesi egosunu doyurması gibi geliyor ya da zaten herkes bunun farkında da kimse bilmiyormuş gibi vicdan mı rahatlatıyor daha fazla açıklamaya çalışcaktım ama şu yazdıklarımı başkası yazmış olsaydı duygusuz piç diyebilirdim ama duygusal ve empatisi guclu bi insan olduğumu düşünüyorum ya da herneyse kafamda sürekli iyilik ve kötülük sevişiyor ve sacma sapan yeni fikirler doguruyorlar intihar etsem caiz midir :))

Bir cevap yazın