Ağlatmalı Nescafe Reklamı

Uzun zamandır görüşemiyoruz sizlerle. Hiçbir bahane üretmeyeceğim ama mutlaka geçerli nedenlerim olduğunu bilin.

Aslına bakacak olursanız sizsiz geçirdiğim bu zaman zarfında bir sürü reklam gördüm, kendi içimde değerlendirdim fakat bloğa girip yazana kadar reklam yayından kalktı zaten. Ay aman sanki sizin de hiç işiniz gücünüz yok buraya yazacağım yazıya odaklandınız. LAN! Yoksa odaklanan var mı? Pardon, lan demişim. Heyecanlandım. Düşünsenize, “Melike acaba şu reklama da bi şey dedi mi?” diye yazılarımın yolunu gözleyen biri var. Bu durumda sadece 5-10 dakikalık sevinç yaşardım aslında, çok da abartmaya gerek yok.

Normalde ben “efendim, Magnum şu arabayı veriyormuş, yok Algida bu telefonu veriyormuş da X deterjanının içinden deterjan çıkmıyormuş.” gibi kampanyalara çok da ilgi gösteren biri değilimdir. Fakat fazlasıyla kahve tüketen bir insan olduğumdan mütevellit -fazla dediğim de günde en fazla 3 bardak- Nescafe kampanyası beni cezbetti. Tamam, belki isteğim bir BMW değil ama iPhone 8 de fena olmaz. Mütevazi insanlarız biz. Fazlasında gözümüz yok. Zaten o BMW bana çıksa ne yapacağım acaba? Benzini böbreğimle öderim. Acaba BMW benzinle mi çalışıyor? Al işte, bunları düşünmek istemiyorum. iPhone 8 gördüğünüz gibi oldukça temiz bir seçenek. Ki ben aslında Apple ürünlerini pek sevmiyorum biliyorsunuz. Bana çok ukala bir marka gibi geliyor. N’oldu yani iyi ki bi eşsiz telefon çıkardın, iyi ki PC’lerin iyi yani n’oldu dünya barışı mı getirdin? Tamam, kaliteli olduğunu kabul edelim ama 6 bin lirayı bir telefona verecek ya da kapısında sabahlayacak kadar da Apple müptelası değilim. Son dönemlerde de Apple’a karşı bir sempati beslediğimi itiraf etmem gerek.

Konuyu fazla uzattım diye düşünerek hemen Nescafe’ye dönmek istiyorum. Kısaca şu çekilişten bahsederek asıl ağlatmalı Nescafe reklamına dönelim.

 

 

Öncelikle yanlış bilmiyorsam çekiliş kodları yalnızca Nescafe 3ü1 arada olanlar için geçerli. E ama ben şekersiz içiyorum… Şahsi kanaatim, 3ü1 arada aslında Nescafe’nin başrol oyuncusu. Tüm kampanyaları onun üzerinden yürütüyor olması normal. Bakıldığı zaman da çoğu insan çayı şekersiz içse bile kahveyi şekerli tercih edebiliyor. Örneğin ben, çayı asla şekerli içemem ama kahve için aynı şeyi söyleyemem. Her kahve çeşidine de kod yazılması biraz zor olabilirdi ya da abartmaya gerek yok diyebiliriz. Nescafe 3ü1 arada oldukça doğru karar. Kahvelerin ambalajları içerinde kupon kodları var. Bu kodları ister sms ister Nescafe’nin internet sayfasından yapabiliyorsunuz. İşin bir güzel yanı da -siteye girince fark ettim- gönderdiğin kodların hepsi çekilişe katılıyor ve aynı zamanda gönderdiğin kod başına 1 puan kazanıyorsun. Bu puanlar en düşük 20, en fazla 40 puanla çeşitli hediyeler kazanıyorsunuz. Bu hediyeler arasında benim en sevdiğim 20 puana 5 lira steam cash vermesi. Watsons, Burger King ve Cinemaximum için de indirim kuponları var. Gördüğünüz gibi oldukça kapsamlı bir kampanya. Eee, Nescafe yapar da kötü olur mu? Her sınıfa hitap eden bir kahve. Çalışana, öğrenciye, emekliye ve daha birçok kişiye hitap ediyor.

Gelelim ağlatmalı Nescafe reklamımıza. Bildiğiniz üzere ben kanalların internet sitelerinden izliyorum programları. Bu arada izlediğim program sayısı ikide sabit kaldı ama ufak bir değişiklilkle. Müge Anlı İle Tatlı Sert sabahımı renklendirirken Yemekteyiz programı ise akşamımı şenlendiriyor. Bu esnada tabii programa pek bakmıyor, ya sosyal medyada geziniyorum ya yemek yiyorum ya da elimdeki işleri yapıyorum. Bu nedenle reklamları da sadece işitsel olarak algılıyorum ve hoşuma giden ya da saçma gelen bir şeyse reklamı izliyorum. Nescafe de işitsel olarak bana oldukça farklı ve duygusal geldi. Şimdi ise kısaca reklamı analiz edelim.

Sizlere sadece reklam üzerindeki derinlemesine olmayan analizleri sunuyorum naçizane. Dedim ki “Ben en iyisi artık bu reklamların künyesini de yazayım.” Fakat Nescafe Gold reklamı için künyeyi bulamadım. Açıkçası çok da çabalamadım. Ya sen internetsin. Ne yazarsam onu anında karşıma çıkarman gerek. Teknoloji de bazen böyle alık olabiliyor yahu! Yalnız fark ettiniz mi bilmiyorum ama asla üşendim de demiyorum. Takdir sizin.

Son dönemlerde duygulara hitap eden reklamlar hızla yoğunluk kazandı ama aralarından çok azı etkili oldu. Nescafe Gold reklamında sosyal ilişkiler ele alınmış. Bunlar arasında aile, arkadaşlar, iş arkadaşları, eski sevgililer ve dahası gibi.  Bunlar kesinlikle hayatımızdaki en önemli noktalar. Bizi biz yapan çevremizdeki insanlar olur genelde. İçgörü olarak da insanların birbirini ne kadar tanıdığını ve aslında insanlar birbirini tanıyamamış ya da tam tanımak üzereyken ilişkilerini kesmiş olsalar da herhangi bir şeyin bahane edilip tanışmaya devam edileceği kullanılmış. Oldukça da etkili olmuş diye düşünüyorum. “Kaldığımız yerden devam edelim mi?” diyor reklam. Gördüğünüz gibi hayatımızdaki sosyal ilişkilerin devamını Nescafe Gold’a bağlayarak insanların en değer verdikleriyle iletişimde olacağı vurgulanıyor. “Bizi gerçekten tanıyan birkaç kişi binlercesinden çok daha değerli” diyerek de hem markanın sadık müşterilerine güzel bir iltifat edilmiş hem de hayatımızda gerçekten değerli olan kişilerle iletişimimizin Nescafe ile sürdürüleceği mesajı verilmiş. Son olarak #PaylaşılacakAnlar hashtag’i ile kendini sosyal medyaya, yani Twitter‘a taşıyarak hakkında konuşulmasını sağlamış. Aynı hashtag elbette Instagram için de geçerli ama genelde TT olayını Twitter’da görüyoruz. Sosyal medya tercihi ve kullanımları daha derinlemesine bir konu. Buna dilerseniz başka bir yazımızda değerlendiririz. Şimdi sizleri öncelikle reklamın asıl versiyonuyla ve daha sonra Türkçe dublajıyla baş başa bırakıyorum.

Bir Cevap Yazın